Jean Jacques Roussea- Toplum Sözleşmesi  

  RSS

Aristoplat
(@aristoplat)
Bakteri
Katılım: 1 sene önce
Paylaşımlar: 55
23/04/2018 12:40 pm  

siyaset felsefesi ile alakalı bir eserdir.

Herkesin okumasını tavsiye ederim kitapta belirli yönetim biçimleri ve bunların eksikleri sade bir anlatımla ifade. edilmiştir. Toplum sözleşmesi aracılığıyla halkın belirli haklarından feragat ederek toplumdaki düzenin nasıl sağlanacağı anlatılıyor.


CevapAlıntıla
Morgan
(@morgan)
Koaservat
Katılım: 1 sene önce
Paylaşımlar: 12
23/04/2018 2:41 pm  

Diğer toplum sözleşmesi kuramlarında olduğu gibi Roussea'nun toplum sözleşmesi kuramı da doğal durumla başlar. Roussea'nun doğal durumu mülkiyetin ortaya çıkışıyla bozulur ve insanlar özgürlüklerini kaybederler. İnsanlar doğal durumun bozulmasıyla geri dönüşü olmayan yola girerler ve sözleşme yoluyla toplum ve devlet kurmak zorunda kalırlar. Aslında, Jean Jacques Roussea'nun iki ayrı toplum sözleşmesi kuramı vardır. Toplum Sözleşmesi kitabında açıkladığı normatif toplum sözleşmesi kuramıdır. Toplum Sözleşmesi kitabının amacı insanların devlet otoritesi altında ve toplum düzeni içerisinde yaşarlarken nasıl doğal durumdaki kadar özgür olabilirler sorusuna çözüm bulmaktır. Toplum sözleşmesi bu soruya genel irade temelinde cevap verir. Genel irade bireylerin iradelerinin toplamı değil onların ortak olan yanıdır. Roussea'ya göre toplum bu genel iradeye göre yönetilmelidir. Bunun yolu da demokrasidir. Toplumun genel iradeye göre yönetilmesi toplumun yıkılmadan kalmasını sağlar. Kişiler genel iradeye ve bu iradenin  çıkardığı yasalara boyun eğmekle aslında kendisine boyun eğer ve doğal durumdaki özgürlüğüne ve eşitliğine karşılık toplumsal özgürlük ve eşitliğini kazanır. Fakat, şunu belirtmekte yarar var: Roussea'nun demokrasisi oldukça totaliterdir. Roussea temsili demokrasiyi kabul etmez. Egemenliğin devredilemeyeceğini ve bölünemeyeceğini düşünür. Dolayısıyla, Montesquieu ve John Locke'un kuvvetler ayrılığı fikrine karşı çıkar. Bu sebepten Roussea'nun demokrasisi totaliter demokrasi olarak anılır. 

Laissez faire Laissez passer


CevapAlıntıla
ceyhun köroglu
(@ceyhun21)
Bakteri
Katılım: 1 sene önce
Paylaşımlar: 57
24/04/2018 1:47 am  
Paylaşan:: Snowball

Diğer toplum sözleşmesi kuramlarında olduğu gibi Roussea'nun toplum sözleşmesi kuramı da doğal durumla başlar. Roussea'nun doğal durumu mülkiyetin ortaya çıkışıyla bozulur ve insanlar özgürlüklerini kaybederler. İnsanlar doğal durumun bozulmasıyla geri dönüşü olmayan yola girerler ve sözleşme yoluyla toplum ve devlet kurmak zorunda kalırlar. Aslında, Jean Jacques Roussea'nun iki ayrı toplum sözleşmesi kuramı vardır. Toplum Sözleşmesi kitabında açıkladığı normatif toplum sözleşmesi kuramıdır. Toplum Sözleşmesi kitabının amacı insanların devlet otoritesi altında ve toplum düzeni içerisinde yaşarlarken nasıl doğal durumdaki kadar özgür olabilirler sorusuna çözüm bulmaktır. Toplum sözleşmesi bu soruya genel irade temelinde cevap verir. Genel irade bireylerin iradelerinin toplamı değil onların ortak olan yanıdır. Roussea'ya göre toplum bu genel iradeye göre yönetilmelidir. Bunun yolu da demokrasidir. Toplumun genel iradeye göre yönetilmesi toplumun yıkılmadan kalmasını sağlar. Kişiler genel iradeye ve bu iradenin  çıkardığı yasalara boyun eğmekle aslında kendisine boyun eğer ve doğal durumdaki özgürlüğüne ve eşitliğine karşılık toplumsal özgürlük ve eşitliğini kazanır. Fakat, şunu belirtmekte yarar var: Roussea'nun demokrasisi oldukça totaliterdir. Roussea temsili demokrasiyi kabul etmez. Egemenliğin devredilemeyeceğini ve bölünemeyeceğini düşünür. Dolayısıyla, Montesquieu ve John Locke'un kuvvetler ayrılığı fikrine karşı çıkar. Bu sebepten Roussea'nun demokrasisi totaliter demokrasi olarak anılır. 

iki ayri toplum sozlesmesi var demissiniz, ikincisi hakkinda da bilgi verebilirmisiniz?


CevapAlıntıla
Morgan
(@morgan)
Koaservat
Katılım: 1 sene önce
Paylaşımlar: 12
24/04/2018 12:47 pm  
Paylaşan:: ceyhun köroglu         
 
iki ayri toplum sozlesmesi var demissiniz, ikincisi hakkinda da bilgi verebilirmisiniz?

     Roussea bunu İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı ve Temelleri Üzerine(Second Discourse) kitabında açıklıyor. İkisi arasındaki fark şu: biri olanı açıklıyor diğeri olması gerekeni. Second Discourse kitabında insanların hangi sebeple ve nasıl doğal durumdan toplum haline geçtiklerini açıklıyor.  Yukarıda belirttiğim gibi Roussea'ya göre doğal durumun bozulması mülkiyetin ortaya çıkmasıyla başlıyor. Doğal durum barış, özgürlük ve eşitlik durumu. Doğal durum bozulduktan sonra da insanlar sözleşme yoluyla toplum ve devlet kuruyorlar. Roussea, toplumun kurulması bu şekilde açıklıyor fakat kendisi mülkiyet düşmanı değil. John Locke kadar mülkiyet haklarını merkeze koymasa da Roussea'ya göre de toplum durumunda insanların mülkiyet hakları var. Doğal durumda sahip olmak istedikleri üzerinde sınırsız bir hakka sahipken toplum durumunda ellerinde var olan üzerinde hakka sahipler.

Toplum sözleşmesi kuramlarının amacı aslında toplumu bilimsel anlamda açıklamak değil. Asıl amaç devletin varlığının gerekçelendirmek. İnsanların sözleşmeyle toplum kurup kurmadıkları önemli değil. Roussea'nun fikirlerini nasıl temellendirdiğini daha fazla öğrenmek istersen iki kitabı okumanı tavsiye ederim fakat Toplum Sözleşmesi kitabı daha önemli sadece onu okusan da olur. 

Laissez faire Laissez passer


ceyhun köroglu beğendi
CevapAlıntıla
Etienne Lantier
(@mstfakml)
Koaservat
Katılım: 1 sene önce
Paylaşımlar: 5
24/04/2018 1:38 pm  

Yazılanların birçoğuna katılmakla birlikte ekleme yaparsak; Roussea'ya göre insan doğuştan iyi birisidir. İlk toplum zamanında da gerçek özgürlüğe sahiptir. Ne zaman ki uygarlık ortaya çıkmıştır, insanın özgürlüğü kaybolmuştur. Bunun nedenini Roussea ''uygarlığın çıkışıyla insanların başkalarına bağımlı yaşama''ya başlaması olarak gösteriyor. Yani insan toplumsallaştıkça özgürlüğünü kaybediyor. Aynı şekilde doğuştan iyiliğini de... Bu durumun düzelmesi içinde toplumu iyi bir eğitmen ve yasa koyucunun yönetmesi gerektiğinden bahsediyor. Aynı zamanda toplum içerisinde ki insanların arzularından vazgeçmesi ile özgürlüğe daha yakın olabileceğini de ekliyor. Bunu ben dini bir anlayış olarak algıladım. Çünkü özgürlük için iç huzur meselesine fazlaca değiniyor. ''Etliye sütlüye dokunmama'' meselesi gibi.  Bu aslında devlet durumuna 'boyun eğme' meselesini de gerekçelendiriyor bence... Roussea'nun tabi en önemli fikirsel özelliği Fransız Devrimine de ilham kaynağı olmuş ''Geri çağırma'' hakkı. Yani halk eğitmenin kendisine göre olmadığını söyleyerek, geri çağırma hakkına sahiptir. Tabi yasa koyucu bir eğitmeni nasıl ve ne şekilde geri çağırmak yasal veya haklı olabilir? Tartışmalı... 


CevapAlıntıla
Share:
  
Çalışıyor

Lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol