Yanlışlanabilirlik İlkesi Ve Karl Popper  

  RSS

volantego
(@volantego)
Koaservat
Katılım: 3 ay önce
Paylaşımlar: 6
11/09/2018 5:32 pm  

Yanlışlanabilirlik, ilk olarak Karl Popper tarafından ortaya atılmış, bilim felsefesi üzerine çeşitli yeni fikirler oraya koyan bir argümandır. Yanlışlanabilirliğin bilimsel yöntemde bize ne gibi fikirler verdiğine geçmeden önce, Karl Popper’i kısaca tanıtmamızda yarar var. Karl Popper, Avusturya kökenli bir yirmici yüzyıl filozofudur. Immanuel Kant, Platon ve Aristoteles gibi isimlerden etkilenmiş, ortaya attığı bu argüman ile safsata ve ”bilgi” ayrımını harika bir şekilde ortaya koymuştur. Günümüzde de, bilimsel bilgi ve bilimsel olmayan bilgi arasındaki ayrımı, Karl Popper sayesinde netleştirebildiğimiz söylenebilir. Ayrıca, Matrix filminde de Karl Popper’in simulasyondan kendi çabası ile çıktığını görmeyenler olabilir. Dünyanın en felsefi derinlikli filmlerinden biri olan Matrix serisinde Karl Popper’i görmek, tekrardan felsefe ve bilim dünyasına yaptığı katkıları bize hatırlatıyor.

Yanlışlanabilirlik argümanı, doğrulanabilirlik sorunu üzerine bir çözüm getirmiş, sonrasında bilimsel yöntemin tanımı içerisinde kendisine yer bulmuştur. Bu iki kavramı örneklerle açacak olursak; Suyun 100 derece kaynaması bilgisini ele alalım. Bu bilgi, yüzlerce hatta milyonlarca kez ”doğrulanabilir” durumdadır. Ancak bilginin tam olarak ”kesinlik” kazanması, sonsuz kez doğrulama yapamayacağımız için mümkün olmayacaktır. Sonsuz kez doğrulama problemini ilk fark eden filozof olan David Hume, bu sorunu görmüş ancak kalıcı bir çözüm sunamamıştır. Ancak suyun 100 derecede kaynamadığını gösteren bir deneye sahipseniz, bu bilimsel bilgi, değiştirilmek zorundadır. Yani yapacağınız sonsuz doğrulama deneyi bize yeni bir bilgi vermezken, yapacağınız tek bir yanlışlama bize yeni bilgiler vermektedir. Suyun 100 derecede kaynadığı bilgisi henüz yanlışlanmasa da, bilim tarihi boyunca binlerce bilgi yanlışlanmış, yerine yeni teoriler gelmiş ve her defasında bilim bir adım daha ileriye gitmiştir. Bu duruma verilecek en iyi örnek, Newton Fiziğinin deterministik yapısı ile kuantum fiziğinin olasılıksal yapısı olacaktır. Newton fiziği, kesinlikle doğayı yanlış açıklamaktaydı. Ancak Newton fiziğini hemen hemen her deneyde doğrulayabilirdiniz. Hatta okullarda 200 yılı aşkın süre boyunca Newton fiziği, evrensel bir gerçeklik olarak öğretildi. Ancak 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan kuantum fiziği ve beraberinde ortaya atılan İzafiyet Teorisi, tüm bildiklerimizi tekrardan gözden geçirmemizi sağlamış, bilimsel bir devrim yaratmıştır.

Yanlışlanabilirlik, bilimsel bilginin ”kesin” olmadığını öne sürüyor!

Evet, ilk bakışta hepimizin bu durum karşısında şaşırması normaldir. Nasıl yani? Bilimsel bilgiler ”kesin” ve ”mutlak” tanımını da içermezler mi? Nasıl olur da bilimsel bilgi yanlışlanabilir, bu bilime olan güvenimizi sarsmaz mı? Bu sorular gerçekten ”mantıklı” sorulardır ancak tüm bildiklerimizi bazen unutmamız gerektiğini yukarıda belirtmiştim. Bilimsel bilgiler kesin ve mutlak değil, aksine yanlışlanabilir, değişebilir bilgilerdir. Bir bilginin bilimsel olup olmadığının ölçütü, o bilginin deneye, gözleme ve yanlışlanabilirlik testine tabii tutulabilmesidir. Dolayısıyla, ”süperman vardır” bilimsel bir bilgi değeri taşımaz çünkü ortada yanlışlayabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Ancak, ”dünyanın güneş etrafındaki 1 tam turu, 365 günde tamamlanır” ifadesi, bilimsel bir bilgidir. Bu bilgi üzerine deney ve gözlem yapabilir, aksi durumda ifadenin yanlışlığını ortaya koyabilir ve yeni bilgi üretiminde bulunabilirsiniz. Bir bilimsel bilgiye yapılan her ”yanlışlama,” piramite benzer bir şekilde bilgiyi daha da güvenilir hale getirir.

Peki bu felsefi kuram, Matematik üzerinde çalışır mı?

Matematik, bir bilim değil ”dildir.” Evet bilim, deney ve gözlemden elde edilen verilerin matematiksel tutarlılıkları ile yapılır ancak, bu durum matematiği bir bilim haline getirmez. Dolayısıla 2+2=4 önermesine yanlışlanabilirlik mantığı ile yaklaşırsanız, hata edersiniz. Böylesi önermeler mantığın temelini oluşturur ve bilimin yöntemi ile ilgisi yoktur.

Kaynak:

Yanlışlanabilirlik İlkesi Ve Karl Popper


CevapAlıntıla
Share:
  
Çalışıyor

Lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol