ilişkiler üzerine  

  RSS

aylakadam
(@aylakadam)
Koaservat
Katılım: 1 sene önce
Paylaşımlar: 33
14/01/2019 6:49 pm  

Bu yazıyı bir haber sitesinde görmüştüm. Not almışım bir kenara. Acaba okuyan başka insanlar ne düşünür bunun hakkında, merak ettim.

"Hiçbir zaman 'Seni seviyorum.' diyen ilk kişi olmayın. Karşı cinsi hayatınızın odağı, kaynağı, amacı yapmayın. Gizemli olun, kendinizi merak ettirin. Oyunu onun kurallarıyla oynamayın, kendi kurallarınızı dikte edin. Ona, her istediğini vermeyin; ona istediklerini yavaş yavaş verin, ödülünü zamana yayın. Ona tek seçeneğinizmiş gibi davranmayın. Ona, onun tek seçeneğiniz olduğunu hissettirmeyin, ona ondan başka seçenekleriniz de olduğunu gösterin. Bunu onun gözüne gözüne sokun. Çok mecbur kalmadıkça özür dilemeyin, hatta unutun gitsin mümkünse. Özgüveniniz her daim üst seviyede  olsun. Çok ama çok iyi sevişin; onu kaybetmekten asla korkmayın. Gerektiğinde, size zarar vermeye başladığında, mutsuz ettiğinde veya etmeye başladığında resti çekin, kimsenin peşinden koşmayın."

 

Bu parçada, yazarın bazı noktalarda haklı fakat bazı noktalarda ise bir o kadar haksız olduğunu düşünüyorum. Mesela "Kimseyi hayatınızın amacı yapmayın." bu doğru fakat özür dilememek hatalı geliyor bana. Özür dilemek erdem değil midir? Bu parçayı yazan insan muhtemelen insan psikolojisinden yola çıkmış ve eğer gizemli olunursa, şahıs kendini geri çekerse " kaçan kovalanır" misali,  karşı cinsin, kendinin peşinden koşacağını düşünmüş. Bu ne kadar doğru? Zoru sevenler muhakkak vardır lakin sürekli ters yapan ve üste çıkan birine tahammül edemeyenler de olabilir. Ve gelinmesi gereken asıl nokta, bir çift her şeyiyle bir bütün değil midir? Onun hakkında böyle taktikler ilişkinin ömrünü uzatır mı gerçekten?  

Obsesif ruhlu insanlar gibi birine takılı kalın demiyorum ama bazen bazı şeyler ilk denemede olmaz. Veya birine ikinci şansı vermek gerekebilir. Zira kimse mükemmel değildir. 


CevapAlıntıla
aysu
 aysu
(@usya)
Koaservat
Katılım: 4 ay önce
Paylaşımlar: 1
05/02/2019 12:24 am  

idleri kontrol altına almayla ilişkilendirirken yazar, idi biraz retorik olarak kullanmış. Bahsedilen duruma zen/enso dengesini örnek versek daha iyi olabilir.Yine bir şeyler fark etmeyle başlıyor.Teşvik edici olması için ölümümün ölmediğini gör olarak adlandırmıştım bir deyişten yararlanarak.


CevapAlıntıla
Share:
  
Çalışıyor

Lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol